Şu anda Konya-Ankara arasında yoldayım uzun uzun ovaların arasından dümdüz salına salına geçiyor otobüs hayatında yolu Konya dan geçmemiş arkadaşlar vardır muhtemelen işte böle bir görüntü sizi kucaklar
Dün gece İstanbul dan yola çıktım ne için diploma adında bir kağıt parçasını elime alıp askerlere bakın ben sizi kandırmıyorum buda diploma alın beni askere de koşturun nöbet tutturun patates kestirin gerekirse silahlı çatışma da vurdurun veya o normal bi yerde eğitim zaiyatı diyip döve döve öldürün diye
Her Türk asker doğar yalın kendine gel ! dedim ve geldim
Bu boş boylu boyunca uzanan ovalar arasından geçerken aslında göçebe olan toplumuzu özlediğimi fark ettim daha önce yaşadım ya şimdi özlüyorum! aslında olay şu sistem bizi sabitlemeye ve hareketsizleştirmeye çalışıyor bunlar Televizyon Fastfood Bilgisayar falan derken her yanımızı sardı her şey e ulaşmak kolay çaba harcamak sıfır! bende bu çarkın içindeyim biliyorum ve hiç kimseye değil kendine çok çok çok kızıyorum
Ovaların arasından geçerken insanların çalışmalarını görüyorum daha sabit yaşayabilmek için makineleşmelerini görüyorum bir sürü traktör biçer döver ve küçük küçük ilçeler Cihanbeyli ve Kulu aralarında en büyükleri Biz şehirli çocuklar o kadar çok şeye sahibiz ki onların gözlerinden sözlerinden hareketlerinden ne kadar az a sahip olduklarını sezimleye biliyorsunuz küçük hesapları var ve sığındıkları kocaman bir Doğmaları
Sorgulamıyor kızların eğitimini hala önemsemiyor ve korkuyorlar en büyük gerçekleri korkuları ve sınırlar arasında sıkışmış dünyaları onlara anlatmak için bir şeyler yapmalı biliyorum ki Konya aralarında nerdeyse en gelişmiş şehirlerden biri Doğu ya gittikçe daha bir karanlıklaşıyor bulutlar ne iş var ne ekmek saldırganlaşıyor inançları kullanılıyor ve bilinçlenmeleri engelleniyor bir el atmak istiyorum ama onları bizden çok uzaklaştırdılar aslında bizi gerçeklerden o kadar uzaklaştırdılar ki bunları göremiyoruz bu yüzden kızıyorum kendime çok çok çok kızıyorum!
keşke göçebe yaşasaydık bilgiyi birikimi her yere taşısaydık ama yapamayız artık çok geç özümüzden uzaklaştık bi kere sabitlendik birer birer köşelerimize gerçekler o kadar korkunç o kadar görünmez ki bizim dünyamızdan artık istesek bile göçemeyiz alıştık çünkü her şey in ayağımıza gelmesine çok yazık ama alıştık işte
Her Türk asker doğardı evet göçebe toplum için doğru bir söz ama artık insanlar askerliği para karşılığında 1 ay yapabilirken yok yurt dışında 3 yıl çalışıp gelirsen 1 ay askerlik yaparsın yok tabanın düz yapamazsın yok kilon fazla yapamazsın artık yok öle asker doğmak diye bir kavram o kavram da göçebelik dönemlerinde kaldı işte
Ruhum Göçebe Ama yaşayışım kesinlikle bağımlı ve sabit o kadar sabit ki bakınız yolculuk sırasında internet kullanarak bu yazıyı yazıyorum eleştiriyorum ama bu çarka ait olmaktan da vazgeçemiyorum ve vazgeçemeyeceğim gibi duruyor
Küçük Kasabaların ruhları ve yaşamları satın alınmış küçük insanları hiç üzülmeyin büyük şehirlerdeki köleler sizden kat kat daha beter onlardan biri olarak size saygılarımı iletiyorum sizin kurtuluşun daha kolay bizden Okuyun Okutun ama Tek taraflı olmasın size ters gelen şeyi okuduktan sonra karar verin ve yücelin
Tekrar Tekrar Saygılarımla
Konya - Ankara = Konset firmasının sağladığı internet aracılığı ve Sony firmasının sağladığı laplop sayesinde sadece parmaklarımın ve kafamın yarım saatlik bir yorgunluğu karşılığında bu yazı oluşmuştur ne kadar vahimdir buda dipnot olarak geçsin iyidir iyidir

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder