Göç Yolları

Yol şarkısı

Hep daha iyisini aramaktır yaşamak geride bırakmak zor olsa da yaşanmışlıkları prizi çekebilme ihtimalini saklı tutabilmektir.Kaybolmamak için yollara düşmektir. Daha öncede göç yollarını tattı bu kırılgan kalp o zamanlar bu kadar paramparça olucağını bilseydi gittiği yollardan hiç dönmezdi belki.
Geçmişten farklı olacaktır her yeni gün ve yine geçmişten farklı olarak bu sefer kırık parçaları ellerime bata bata toplayıp kalbim yerine beynime sığınarak çıktım yollara hiç bitmeyecek arasa düştüm seni tanıyorum işte her anı birbirinden farklı 3 yanı düşünce denizleriyle kaplı göçüm.
Seni tanıyorum işte her mevsimi benim zıttım yaşayan topraklarını öğreniyorum öze iniyor söze inancımı yitiriyorum.Kırıklar ellerini keser korkusuyla uzatamıyorum onları sana senden başka onları birleştiricek birinin varlığına da inanmıyorum ayrıca.
Aynı anda hem fırtınan da üşüyor bir yandan da güneşinde ısınıyorum şaşıyorum.

Hep daha iyisini aramaktır yaşamak beraber iyileşelim mi ?

Güzel Örneklerimin Işığı


Babaanemin son bombası “Azrail canımı almaya geliyor ama o kadar halim yok ki canımı bile veremiyorum” oldu o kırık karadeniz esintileri geçiren şivesiyle. Kendisi ben bildim bileli hastadır tüm aile büyüklerimizi gömdü içten içe sapa sağlam bir bünyenin yaşlanmayı kabul edememesi ve ölümü bile ikna etmesi gözlerimin önünde yaşayan bir örnek. İstemek başarmanın yarısıdır derler inanmakta başarmanın diğer yarısı demekmiş bunu şimdi daha net anlıyorum o yüzden inanmanın başarısı insanlığın yolunu çizen bir çizgiye dönüşmüş durumda.

Ben de bu hayatta güzel örneklerimin ışığında şunları çiziyorum

-Yüzünü boyayacağına yüreğini boyamalısın ki ışıklar içinde uyuyabilesin

-Doğaya ait bir canlısın doğanın bir parçası olmayı kabul etmelisin

-Hiç kimseyi değil kendini geliştir başkalarına harcadığın senin ömrün olmasın

-Beklenti sakin bir deniz değil kara bir bataklıktır çıkanına az rastlanan

-Hatalar da doğruların kadar özeldir her zaman.

Aşk Satar!

Günün anlam ve önemine ilişkin sözlerini bildiğimiz ama güzel yorumunu bulamadığımız şarkımız burada efendim


Bu gün hala Aşk satıyorsa raflarda,beyaz perde de evlerimizdeki ekranlarımız da bunun bir kaç nedeni olmalı

-Öncelikle kimse aşkı için bir şey yapmayıp sadece mantığını dinleyerek mutlu olmanın yolunu aramaya başlamış olabilir

-Sonralıkla doğal olarak aşk ulaşılmazlaşıyor ve uzaktan izlemesi güzel bir şey haline geliyor olabilir.

-Ve ardısıra hayaller gerçeklerin pençesinde darma duman olmuş anlamını unutmuş kaybolmuş olabilir.

[Gerçekler bir süre sonra öyle sıradan tatsız ve ruhsuzlukla doluyor ki insanların ilgi odağında o kadar alışıla gelmiş bir biçime bürünüyor ki dikkatlerini çekmeyi bırak dağıtmıyor bile.İşte bu ahval ve şerait içinde olan beyinler gerçeklik dışı gördükleri Aşkı hayal sanmakta olduklarından  bir büyü gibi içselleştirip zaman içinde içine gerçekler dahil olduğundan hemen uzaklaşıp öteden "şahane ne güzel bravooo aşk herşeyi yener hı hı" diye şakşakçılığa geçiyorlar]

-Kısaca  Aşık olmakta bir yetenektir ve çoğumuz bu yetenekten aciziz.

Not ki üç dört : Bu yeteneğe sahip olanlarda olmayanlara denk gele gide yuvaş yuvaş aşkı unutuyor veya mantıya yaklaşıyorlar. her nerede yazılıyor ve çiziliyor hatta gülüp ağlanıyorsa

Saygılarımla

Sonsuzluğa ve ötesine!

Fikret Kızılok ve Bülent ortaçgilden günün şarkısı için buyurun!


Ben şimdiye kadar hep eşyalarımı unuttum bir gün okula çantasız gitmişliğim bile vardır anahtarımı bir dönem 10-12 yaşlarım arası haftada 3 kere unuttum mesela ama Dedemin benimle ağzıyla değil gözleriyle konuşmasını unutumadım hiç.Bir kere Konyada 4. sınıftayken Devlet tiyatrolarında Öğrenci sanatçı statüsüyle çalışıyorum ilk maaşımla kendime bir Zippo hediye ediyim dedim böyle tribal desenli hoşuma giden bir Zippo aldım kendime 2 gün sonra sahnenin yanındaki çardaklarda unuttum 1.5 saat içerisinde sırra kalem bastı unuttuğumu bile unutmuştum halbuki bu yazıya başlayana kadar ama Anneannemin bana her gün yaptığı patates kızartmalarının ve mantı makarnasının tadını hiç unutmadım.Şu aralar kendimi unutmaya çabalıyorum zaman zaman ama kardeşim herşeyden öte şuna inan sende benim içimdesin her yerde benimlesin gözlerinim bu dünyadaki sözlerinim kimi zaman. Unutma unutmak benim için  eşyalarda başladı eşyalarla bitti her zaman.

Beylik Laflar Ltd A.ş.

Günün Şarkısı





Kolayı beceremeyen zora geçemez zoru gören kolayı seçemez yaşam bir düğümdür sonu çözülmez sonu çözen gizi dillendiremez

Not: Günün şarkısı Şah Hatayi den sözü benden geliyorum efendim

Aşırı ilgi çekici başlık


Günün Şarkısı


Dünyayı samimiyetsizlik ve tatminsizlik tüketecek ve tabi ki samimiyet ve tatminde aynı derece güçlü lakin sayısı az o kadar

Gecenin derin nefes alış verişlerinde uykuya esir bedenimde yavaş yavaş dağılmak tayım yine

Uyan

Günün şarkısı için buyrun


Hadi bana iş olsun maiyetinde bu yazılar hiç bir şey yapmıyorum onu kanıtlasın diyedir bir yandan da bakın ne güzel işsizim ben her gün günün şarkısını ve fikrini ortaya atıcam kendim için bu gün günün anlam ve önemine verdiği hizmetlerden ötürü teşekkürü borç bildiğimiz şarkı Jehan Barburdan UYAN


Güzel ve bakımlı,asil ve cilveli  bir güvercinle bakıştık bir süre o beni çağırdı uçamadım ben onu çağırdım ceserat edemedi ne yapalım belki cesaret etse ben onun sayesinde göklere uçucaktım :)

Saygılarımla

Ceviz Ağacı

   Kırılıyorum zamanın rüzgarında tir tir titriyorum duramıyorum durduramıyorum elimden gelen hiçbir şey yok yavaş yavaş yok oluyorum. Şimdi anlıyorum değiştiremeyeceğim şeyler için ne kadar farazi direnmişim ne kadar yormuşum ve yoruyorum kendimi.
   Doğaya inanırım ben doğanın kurallarını dinler onlara itaat ederim yapraklarımda çalar şarkılar sözleri kuşlarla gezer dilden dile gezer. Bana sorarsan yaşamak denilen şey kök salmaktan ibarettir insanlara sorarsan kökten sökmeye ve bir köşeye fırlatmaya alışıklar hâlbuki. 
  Genellemelerin içinde çıkmaz sokaklar yaratıp onlardan geri geri yürüyerek bile çıkmaktan aciz canlılardır onlar boşluğu bilmezler hiçliği dinlemez yavaş yavaş tükenmeyi anlayamaz onlar her günleri son günleri olabilecekken tükenmenin bile hakkını veremez son nefeslerini tüketirler. 
   Doğaya inanırım ben yavaş yavaş döker yapraklarımı zamanı geldiğinde yeniden açmasını bilir hepsinin ardından göz yaşı dökmeyi ve yeni dostlarımı kocaman gülümsemem ile karşılamayı bilirim ama böyle kabullenmeyi bilmez insanlar gidenin arkasından lanet yağdırırken gelenin yüzüne kayıplarını vurmayı sever dediğim gibi tükenmeyi kabul edemez ve yaşamayı yarımlaştırır onlar. 
   Son bir mektup bırakmak istedim benden sonrakilere uzatmaya değer bir şey eklemeden edemeyeceğim gerçi. Sakın ha inanmayın kimselere inandıklarımız dır bizi yalnız bırakan siz sadece doğaya inanın ve onun kurallarını okuyun yeter var olmanın yok olmakla sohbet ettiği her anın ne kadar doğadan ve ne kadar doğal olduğunu unutmayın.

                                                                                              iMZA

                                                                                          
                                                                                         Ceviz Ağacı

Şu An....

Şu an nasıl bir durumdaydım anlatamam sana dostum....

Galiba 2013 hayatımın belkide en leş senesi. Hani o kadar leş ki dönüp gömesim gelmeyecek kadar berbat.

Hangi sorarsan eğer her şey mi kötüydü hiç güzel bir şey olmadı diye, güzel geçen bir saniye bile aklıma gelmiyor. Kısaca 2013'ü bir daha arkama bakmamak üzere attım.

Hani sorsalar 2013 nasıl geçti diye, öyle bir yıl geçirdik mi ben uyuyodum herhalde derim. G.... açıkta kalmış, sürekli kabuslar gördüm.

Artık 2014'de belki bir bok olur , ne bileyim bir yıldız mıldız kayarda hayatım değişir mutlu olur diye saf saf gökyüzüne bakıyorum. Daha bir şey olduğu yok .

S...mişim böyle hayatı demeye başladım dostum da bir çözüm bulamıyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum.

Eğer bulursam bir çözüm, bilki ilk senle paylaşacağım ama bu yaşıma kadar öğrendim tek şey haketmeyen insanlara gereğinden fazla değer verme, hakeden insalara ise elin de avcunda ne varsa ver. Ne kadar geç olursa olsun.

S.Ç.S  ADAMIM. İyi bak kendine.


H.B.


Başlangıç noktası

Ne Olmak istediğimi hiç sormadılar bana

Belki Narenciye Sıkıcağı olmak istiyordum
Belkide Göklerde süzülen bir Kartal

Bundan 500 yıl önce doğmak istiyordum belki
Bu yazdıklarımı klavye ile değil tüylü kalemi mürekkebine daldırıp yazmak istiyordum

Ne olmak istediğimi hiç sormadılar bana

Sadece Siyah ve Beyaz'ın Renk olduğu bir dünya da Mavi olmak istediğimi bir türlü anlatamadım

Nasıl yaşamamız gerektiğini biz daha dünyaya gelmeden belirleğen bir düzen olduğuna inanmak istemiyorum ama var

Bana sorarsanız hepiniz için daha farklı hayallerim var

Ne olmak istediğimi bana hiç sormadılar bende buna inat sıradan olmamak için elimden geleni yapıyorum

Sahne mabedimdir benim Şiir en uzun cümlem

Bana sorsalardı eğer Belki Narenciye sıkıcağı olmak isterdim
Belki Göklerde süzülen bir Kartal

Şimdilik kararsızım

İşte bu yüzden Başlangıç noktasındayım hep ilerleyip hep farklılaşsamda Kürkçü dükkanı yerine bu noktaya dönmekteyim şaşmaktayım

Saygılarımı Sunarım