Ceviz Ağacı

   Kırılıyorum zamanın rüzgarında tir tir titriyorum duramıyorum durduramıyorum elimden gelen hiçbir şey yok yavaş yavaş yok oluyorum. Şimdi anlıyorum değiştiremeyeceğim şeyler için ne kadar farazi direnmişim ne kadar yormuşum ve yoruyorum kendimi.
   Doğaya inanırım ben doğanın kurallarını dinler onlara itaat ederim yapraklarımda çalar şarkılar sözleri kuşlarla gezer dilden dile gezer. Bana sorarsan yaşamak denilen şey kök salmaktan ibarettir insanlara sorarsan kökten sökmeye ve bir köşeye fırlatmaya alışıklar hâlbuki. 
  Genellemelerin içinde çıkmaz sokaklar yaratıp onlardan geri geri yürüyerek bile çıkmaktan aciz canlılardır onlar boşluğu bilmezler hiçliği dinlemez yavaş yavaş tükenmeyi anlayamaz onlar her günleri son günleri olabilecekken tükenmenin bile hakkını veremez son nefeslerini tüketirler. 
   Doğaya inanırım ben yavaş yavaş döker yapraklarımı zamanı geldiğinde yeniden açmasını bilir hepsinin ardından göz yaşı dökmeyi ve yeni dostlarımı kocaman gülümsemem ile karşılamayı bilirim ama böyle kabullenmeyi bilmez insanlar gidenin arkasından lanet yağdırırken gelenin yüzüne kayıplarını vurmayı sever dediğim gibi tükenmeyi kabul edemez ve yaşamayı yarımlaştırır onlar. 
   Son bir mektup bırakmak istedim benden sonrakilere uzatmaya değer bir şey eklemeden edemeyeceğim gerçi. Sakın ha inanmayın kimselere inandıklarımız dır bizi yalnız bırakan siz sadece doğaya inanın ve onun kurallarını okuyun yeter var olmanın yok olmakla sohbet ettiği her anın ne kadar doğadan ve ne kadar doğal olduğunu unutmayın.

                                                                                              iMZA

                                                                                          
                                                                                         Ceviz Ağacı

Başlangıç noktası

Ne Olmak istediğimi hiç sormadılar bana

Belki Narenciye Sıkıcağı olmak istiyordum
Belkide Göklerde süzülen bir Kartal

Bundan 500 yıl önce doğmak istiyordum belki
Bu yazdıklarımı klavye ile değil tüylü kalemi mürekkebine daldırıp yazmak istiyordum

Ne olmak istediğimi hiç sormadılar bana

Sadece Siyah ve Beyaz'ın Renk olduğu bir dünya da Mavi olmak istediğimi bir türlü anlatamadım

Nasıl yaşamamız gerektiğini biz daha dünyaya gelmeden belirleğen bir düzen olduğuna inanmak istemiyorum ama var

Bana sorarsanız hepiniz için daha farklı hayallerim var

Ne olmak istediğimi bana hiç sormadılar bende buna inat sıradan olmamak için elimden geleni yapıyorum

Sahne mabedimdir benim Şiir en uzun cümlem

Bana sorsalardı eğer Belki Narenciye sıkıcağı olmak isterdim
Belki Göklerde süzülen bir Kartal

Şimdilik kararsızım

İşte bu yüzden Başlangıç noktasındayım hep ilerleyip hep farklılaşsamda Kürkçü dükkanı yerine bu noktaya dönmekteyim şaşmaktayım

Saygılarımı Sunarım