Babam bana bir gün bir öğüt vermişti "Yalın bak senin elinde su dolu bir sürahi olabilir ama karşındakini bardağı kadar su vermek zorundasın yoksa ziyan olur " bunu anlamamak için ne kadar uğraştım anlatamam ve sonunda yine yaşam bana bunun böyle olduğunu en acı şekilde gösterdi.
Her sevdiğim insana uzun yollardan sonra doldurduğum sürahimle koşa koşa gidiyorum bugüne kadar genelde çay bardağı şeklinde karşımda olmuşlar şimdi şimdi fark ediyorum ben onlarda da sürahi var sanıp doldurdukça dolduruyorum lakin ne yazık ki ben ne kadar doldurursam o kadar ayaklara dökülüyor yaşanmışlıklarım
Çok büyük bir hata yaptım ama nerde diye düşünüyordum sonunda buldum. Babamın sözünü dinlemeyi unutmuşum.
Şimdi durum daha da kötü çünkü sinirlenip sürahimi kırdım bunun üzerine karar verdim çay bardağı ile başlamaya yetmezse büyütmek lazım diye düşünüyorum ve yol alıyorum çay bardağımı doldurmak için uzak diyarlara.
Ben en çok insanlara inandım
Sessiz yarınları bu yüzden kucakladım
Ben en çok aşkı sevdim
Sevgileri bu yüzden yitirdim
Beni ben yapan kattığım değerler sandım
Aslında kaybettiğim değerlermiş
İnsanlara,aşklara,kendime küstüm.
d.D. Yalın Kuleyin
Artık çok geç demek için çok geç
Uzun zaman sonra bloguma böyle bir dönüş yapıcağımı hayal bile etmezdim ama oluyormuş
Koşmaktan bıkmış bir maraton koşucusu gibiyim aslında veya şarkı söylemekten bıkmış bir assolist gibiyim
Hayatta hep birşeyler yapma çabası içerisinde oldum şunu şöyle yapsam daha iyi olur bunu böyle yapsam daha iyi olur herkes için en iyisi şöyle yaparsam olur kafam hep böyle çalıştı nerdeyse hiç bir zaman bunu böyle yaparsam benim için daha iyi olur demedim
Sevdiğim insanlarda aslında en çok bu yanımı sevmişlerdir sanıyorum hep hayal edilir ya "kendinden çok beni düşünsün beniiiiii" şeklinde sevmek benim için bu olduğu için ama karşı tarafın düşünceside bu olduğu için ilişki aslında ilişki olmuyormuş meğer bunu sezinlemek bayağa acı oldu bu kadar yaşanmışlıktan sonra
Ne yapıcağımı bilmiyorum
Çoğu şey için artık
Çok geç demek için
çok geç
Buna rağmen savaşmak esastır hayatta hayatada biraz zaman tanımalı bazen hep isteyerek geçmez hiç bir ömür zaten herşeyden önemlisi sözler değil yapılanlardır bizde yapmaya bakıcaz birşeyler
(Yazım hataları için çok özür dilerim bir anlık patlama sonucu yazılmıştır bilare düzeltilicektir Saygılarımı sunarım)
Koşmaktan bıkmış bir maraton koşucusu gibiyim aslında veya şarkı söylemekten bıkmış bir assolist gibiyim
Hayatta hep birşeyler yapma çabası içerisinde oldum şunu şöyle yapsam daha iyi olur bunu böyle yapsam daha iyi olur herkes için en iyisi şöyle yaparsam olur kafam hep böyle çalıştı nerdeyse hiç bir zaman bunu böyle yaparsam benim için daha iyi olur demedim
Sevdiğim insanlarda aslında en çok bu yanımı sevmişlerdir sanıyorum hep hayal edilir ya "kendinden çok beni düşünsün beniiiiii" şeklinde sevmek benim için bu olduğu için ama karşı tarafın düşünceside bu olduğu için ilişki aslında ilişki olmuyormuş meğer bunu sezinlemek bayağa acı oldu bu kadar yaşanmışlıktan sonra
Ne yapıcağımı bilmiyorum
Çoğu şey için artık
Çok geç demek için
çok geç
Buna rağmen savaşmak esastır hayatta hayatada biraz zaman tanımalı bazen hep isteyerek geçmez hiç bir ömür zaten herşeyden önemlisi sözler değil yapılanlardır bizde yapmaya bakıcaz birşeyler
(Yazım hataları için çok özür dilerim bir anlık patlama sonucu yazılmıştır bilare düzeltilicektir Saygılarımı sunarım)
Bir Adam Gördüm
"Paramparça olmuş bedeni kanı akıyor şehrin arnavut kaldırımlarının arasından son çığlığı yankılanıyor onu son duyanların kulağında"
Tek bir dileği vardı oda söylemek geriye sadece suskun suskun bağıran kitapları ve ne kadar sevmese de televizyon kanallarında bıyık altından gülerek inceden söyleyemediklerinden bir demet kaldı
Görmüştü gelenin gidenin yanlışlarından beslenerek büyüğüceğini ilk günden.Midesi dolduktan sonrada kendi gibi midesi ve kafası boş olanların midelerini doldurup ayakta durucağını.
En büyük buluşu onların sonradan başkaları tarafından taktığı maskelerini saklamak için din ile örtündüklerini gördüğünde kaybettiğini ve kaybolmaya mecbur olduğunu anladı
İçinde ki ikilem büyüdü her sustuğu gün ve dayanamadı sonunda kendinden öncekiler gibi yazmaya ve haykırmaya çalıştı önce "bu ne biçim adam daha ortada fol yok yumurda tok atıp tutuyor" diye yargılayıp topluma ulaştığı kalemi kırdılar oda kitaplara geçti 3. sayfada ki köşesinden ayrılıp
kendi gibi düşünenler bu haykırışlar karşısında çıkarlarını tartıp çıkarlarını seçip kitapları bir kenara ittiler
Yavaş yavaş girdiği kulakların ve beyinlerin sayısı azaldı bir gün bir tartışma programında ellerinde belgelerle hakkı yenen insanları haykırdı bu hak yolunda olduğunu söyleyenlere
ve sonunda yazının başına döndük işte belki biraz daha açarım hikayesini bilinmez belki de içimde ki bir adamdır
Siz siz olun hayırsız olmayın kanınız akar arnavut kaldırımların arasından kediler başınızda ağlar
d.D. Yalın Kuleyin
Tek bir dileği vardı oda söylemek geriye sadece suskun suskun bağıran kitapları ve ne kadar sevmese de televizyon kanallarında bıyık altından gülerek inceden söyleyemediklerinden bir demet kaldı
Görmüştü gelenin gidenin yanlışlarından beslenerek büyüğüceğini ilk günden.Midesi dolduktan sonrada kendi gibi midesi ve kafası boş olanların midelerini doldurup ayakta durucağını.
En büyük buluşu onların sonradan başkaları tarafından taktığı maskelerini saklamak için din ile örtündüklerini gördüğünde kaybettiğini ve kaybolmaya mecbur olduğunu anladı
İçinde ki ikilem büyüdü her sustuğu gün ve dayanamadı sonunda kendinden öncekiler gibi yazmaya ve haykırmaya çalıştı önce "bu ne biçim adam daha ortada fol yok yumurda tok atıp tutuyor" diye yargılayıp topluma ulaştığı kalemi kırdılar oda kitaplara geçti 3. sayfada ki köşesinden ayrılıp
kendi gibi düşünenler bu haykırışlar karşısında çıkarlarını tartıp çıkarlarını seçip kitapları bir kenara ittiler
Yavaş yavaş girdiği kulakların ve beyinlerin sayısı azaldı bir gün bir tartışma programında ellerinde belgelerle hakkı yenen insanları haykırdı bu hak yolunda olduğunu söyleyenlere
ve sonunda yazının başına döndük işte belki biraz daha açarım hikayesini bilinmez belki de içimde ki bir adamdır
Siz siz olun hayırsız olmayın kanınız akar arnavut kaldırımların arasından kediler başınızda ağlar
d.D. Yalın Kuleyin
Yine Hayırsızım
Çok çürümüşüm ne yapalım anladım ki yine hayırsızım
Devlet oynatırken anayı dansöz gibi
anladım ki babalar terketmiş çoktan bu vatanı
Güçlü bir direniş oluşamaz artık
Bölünmüş halkım toparlanamaz artık
Bütünleştiricez yalanları çıktı ayyuka
benden de bir hayır gelmez artık
Çok çürümüş ne yapalım ben anladım beni
Yarınlarımı yetersiz kılan düzeni farkettim şimdiden
daha hayatın baharın da dolandı küfür dilime
babalar beni affeyleye
Deymez bu yangın yeri avuç açmaya deymez demiş
Babalardan Shakespear bundan 600 yıl önce
Bu insafsızlar avuçların üstünde yükselip
Göktekine bile ihanet ettiler
Görmeyin a kardeşlerim bu rezaleti
Savunun bana ağzınıza bal çalanların hikayelerini
ben farkındayım ne olduğumun onlarda öğrensin artık
Hayır gelmez benden hadi hayırlısı!
d.D. Yalın KULEYİN
Devlet oynatırken anayı dansöz gibi
anladım ki babalar terketmiş çoktan bu vatanı
Güçlü bir direniş oluşamaz artık
Bölünmüş halkım toparlanamaz artık
Bütünleştiricez yalanları çıktı ayyuka
benden de bir hayır gelmez artık
Çok çürümüş ne yapalım ben anladım beni
Yarınlarımı yetersiz kılan düzeni farkettim şimdiden
daha hayatın baharın da dolandı küfür dilime
babalar beni affeyleye
Deymez bu yangın yeri avuç açmaya deymez demiş
Babalardan Shakespear bundan 600 yıl önce
Bu insafsızlar avuçların üstünde yükselip
Göktekine bile ihanet ettiler
Görmeyin a kardeşlerim bu rezaleti
Savunun bana ağzınıza bal çalanların hikayelerini
ben farkındayım ne olduğumun onlarda öğrensin artık
Hayır gelmez benden hadi hayırlısı!
d.D. Yalın KULEYİN
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Başlangıç noktası
Ne Olmak istediğimi hiç sormadılar bana
Belki Narenciye Sıkıcağı olmak istiyordum
Belkide Göklerde süzülen bir Kartal
Bundan 500 yıl önce doğmak istiyordum belki
Bu yazdıklarımı klavye ile değil tüylü kalemi mürekkebine daldırıp yazmak istiyordum
Ne olmak istediğimi hiç sormadılar bana
Sadece Siyah ve Beyaz'ın Renk olduğu bir dünya da Mavi olmak istediğimi bir türlü anlatamadım
Nasıl yaşamamız gerektiğini biz daha dünyaya gelmeden belirleğen bir düzen olduğuna inanmak istemiyorum ama var
Bana sorarsanız hepiniz için daha farklı hayallerim var
Ne olmak istediğimi bana hiç sormadılar bende buna inat sıradan olmamak için elimden geleni yapıyorum
Sahne mabedimdir benim Şiir en uzun cümlem
Bana sorsalardı eğer Belki Narenciye sıkıcağı olmak isterdim
Belki Göklerde süzülen bir Kartal
Şimdilik kararsızım
İşte bu yüzden Başlangıç noktasındayım hep ilerleyip hep farklılaşsamda Kürkçü dükkanı yerine bu noktaya dönmekteyim şaşmaktayım
Saygılarımı Sunarım
Belki Narenciye Sıkıcağı olmak istiyordum
Belkide Göklerde süzülen bir Kartal
Bundan 500 yıl önce doğmak istiyordum belki
Bu yazdıklarımı klavye ile değil tüylü kalemi mürekkebine daldırıp yazmak istiyordum
Ne olmak istediğimi hiç sormadılar bana
Sadece Siyah ve Beyaz'ın Renk olduğu bir dünya da Mavi olmak istediğimi bir türlü anlatamadım
Nasıl yaşamamız gerektiğini biz daha dünyaya gelmeden belirleğen bir düzen olduğuna inanmak istemiyorum ama var
Bana sorarsanız hepiniz için daha farklı hayallerim var
Ne olmak istediğimi bana hiç sormadılar bende buna inat sıradan olmamak için elimden geleni yapıyorum
Sahne mabedimdir benim Şiir en uzun cümlem
Bana sorsalardı eğer Belki Narenciye sıkıcağı olmak isterdim
Belki Göklerde süzülen bir Kartal
Şimdilik kararsızım
İşte bu yüzden Başlangıç noktasındayım hep ilerleyip hep farklılaşsamda Kürkçü dükkanı yerine bu noktaya dönmekteyim şaşmaktayım
Saygılarımı Sunarım