Kardeşim

Artık geri alamam zamanı bilirsin hep böyle rüyalarımı anlatırdım gördüğümden değil hayallerimi paylaşmak isterdim aslında sadece kılıfa sokardım bi nevi dinlerken sıkılma diye içine fantastik öğeler koyardım işte.
En büyük kayıp sendin senden sonra kendimi kaybetmek olduğunu öğrendim.Bilirsin benim ayaklarım yere sağlam basar ama severim atlamayı, bilerek düştüğümden kanamaz yaralarım sadece morardığından ciddiye almazdın kanadığını görsen pansuman yapardın bilirim.
Kimi zaman sensiz bir güne başlamak nefes alamamak gibi bir hissiyat kimi zaman dokunmuyor o kadar ama hep bir yarım kalmışlık hissi dürtüyor ne kadar tam olduğumu iddia etsem de hayata karşı koyuyor işte.
Yavaş yavaş kardeşim benim de genelin büyümek dediği kavrama ayak uydurma zamanım geldi de geçiyor biliyorsun ama yavaş yavaş büyüyorum haberin olsun istedim.

Not:Ha bu arada yeni hobbit geldi ilkini beraber izlemiştik umarım bu da onun kadar kötüdür bir şey kaçırmanı istemem buradan arada sana yazarım ne kadar özlendiğini bil olur mu

Not2:Gavat müziğini bıraktım uyduruk türkçe müziklere geri döndüm senin için arada dinlerim kızma bana

Not3:Merak etme herkes iyi



Artık yazamıyorum

Bu bir veda mıdır bilinmez ama kendi özümde sonuma geldiğimi müjdeliyor yaşam.
Sevgiyi aradım kendimi daha bilmediğim yaşlarımdan itibaren şiirler döktüm beyaz sayfalara onları bile kirletiyorum diye üzüldüm.
Mutlu olmak istedim sadece mutluluğun yolunu başkalarını mutlu etmek sandım onlar mutlu olunca beni unuttular ben sadece mutluluğa sebep olarak kaldım.
bu bile başarıdır gözlerinizdeki yaşları kocaman bir gülücüğe çevirebildiysem sihirbazlık yolunda iyi bir yol kat ettiğim anlamına gelir ama ne yazık ki
ben sözlerini tüketmiş titrek elli bir şairim kalemimi sabitleyebilirsem bir gün güneş te yeni doğuyorsa gözlerinizde, zamanı durdurmaktan başka bir şeyi istemezsem gençliğimde ki gibi ve sayfalar kirlenmekten haz duyarsa bir gün geri gelirim o vakte kadar hoşçakal.

Usta varsa USTA var

Hayatı çözmek için bırakıldık dünyaya hiçbirimiz yalnız gelmedik ama yalnız gidiyoruz.Aslında yaşamayı zorlaştırmak için çeşitli fikirler ürettik para,iş,sınıf,kültür,ego,ırk,dil,din ve bunlar gibi niceleri.Utanmadık Çin seddileri kafalarımıza ördük akıl varsa kendini geliştirebiliceğin bir sürü kaynağında var akıl varsa alabilirsin akıllanmazsan en büyük üstadlar bile sana yardım edemez.Aklın yolu bir dediler o kocaman yola bir türlü giremedim ikiledim sendeledim geri döndüm baktım ki akla bir yol çizmekte bu fikirlerden ve bitmek bilmeyen duvarlardan biriymiş. Aslında her şey bir kaybediş hikayesiymiş anlatıyım istedim.

Aslında herşey bir kaybediş hikayesidir.
Seversin,sevilirsin,sevmezsin,sevilmezsin.
Anlatırsın,anlarsın,anlatamazsan,anlaşılamazsın.
Kelimelere sığdırırsın yaşamı. Kaybedersin.

Aslında herşey bir kaybediş hikayesidir.
Bakarsın,görürsün,bakmazsın göremezsin.
Duyarsın,dinlersin,duymazsın,dinlemezsin.
Bakmak görmeye duymak dinlemeye yetmez. Kaybedersin

Aslında herşey bir kaybediş hikayesidir
Savaşırsın,yenersin,savaşmazsın,yenilirsin
Gülersin,güldürürsün,gülmezsin,güldüremezsin
Kazanmanın yarısı hep kaybetmektir bu yüzden

Aslında herşey bir kaybediş hikayesidir.

Çember

Kırılma noktarı vardır  yaşadığımız şeyleri çok önemli sayıyoruz çok büyük anlamlar yüklüyoruz evet öyleler de keşke daha az anlamları olsaydı keşke daha önemsiz bizi üzmüyecek kırmayacak kadar değersiz olsalardı biliyiroum hatta onlara üzülmemek için kendimizi değiştirebilseydik keşke...

Kandırmayalım kendimizi seviyorum yaşadığımız şeylere olduklarından fazla anlamlar yükleyerek onlardan beslenmeyi

Keşke gerçek acılarda daha fazla kavrulsaydık da onlarla yüzleştiğimiz de yaşamayı unutmayacak kadar güçlü olabilseydik

Ömrümü içinde yaşadığım çemberim ellerimden kayıp gitmesini izlemeseydim keşke bu kadar çok keşkenin içinde boğulmasaydım

                                                                                                                                       d.D.Yalın Kuleyin

Başlangıç noktası

Ne Olmak istediğimi hiç sormadılar bana

Belki Narenciye Sıkıcağı olmak istiyordum
Belkide Göklerde süzülen bir Kartal

Bundan 500 yıl önce doğmak istiyordum belki
Bu yazdıklarımı klavye ile değil tüylü kalemi mürekkebine daldırıp yazmak istiyordum

Ne olmak istediğimi hiç sormadılar bana

Sadece Siyah ve Beyaz'ın Renk olduğu bir dünya da Mavi olmak istediğimi bir türlü anlatamadım

Nasıl yaşamamız gerektiğini biz daha dünyaya gelmeden belirleğen bir düzen olduğuna inanmak istemiyorum ama var

Bana sorarsanız hepiniz için daha farklı hayallerim var

Ne olmak istediğimi bana hiç sormadılar bende buna inat sıradan olmamak için elimden geleni yapıyorum

Sahne mabedimdir benim Şiir en uzun cümlem

Bana sorsalardı eğer Belki Narenciye sıkıcağı olmak isterdim
Belki Göklerde süzülen bir Kartal

Şimdilik kararsızım

İşte bu yüzden Başlangıç noktasındayım hep ilerleyip hep farklılaşsamda Kürkçü dükkanı yerine bu noktaya dönmekteyim şaşmaktayım

Saygılarımı Sunarım