19.02.2011=11:10
Bu klişe soruya klişe olmayan bir cevabım olduğundan bu yazıyı yazma gereği duydum
uzun yollardan uzun yıllardan sonra hayatta en son kendim için YALNIZ kaldım.
tabiki isteyerek olan birşey değil hele benim gibi "sussuz yaşarım aşksız yaşayamam" diyen biri için gayet zor bir meziyet
İnsanın herşeyi öğrenmesi gerekiyor benim yalnızlığı öğrenmem 1 aydan fazla sürmezdi bana yettiğini hatta fazla geldiğini bile düşünürdüm ne yazıkki kendimi kandırıyormuşum
İçimde üst üste kazılmış toplu mezarlar inşa ediyormuşum mezarları teker teker ayırmaya ve özenle mezar taşlarını yapmaya başlayınca anladım yalnızlığımı hiç benimsememiş bir adam olduğumu.
Kısaca en son kendim için kendimi buluyorum peki ya siz ?
Saygılarımla
Yalın Kuleyin d.D.
Egosu Tavan Yapan Ağlayamaz
Mesleki olarak EGOsu yüksek insanlarız kabul ediyorum çoğumuzun dibi bulmasında ki neden de ne yazık ki bu EGO mevzusu bende bu konuyu kendimce deşmeye niyetlendim.Öncelikle Sertap Erener bu konuda neler söylemiş. Dinleyerek bu yazıyı
okuyasınız diye şarkıyı sizlere Youtube aracalığı ile sunuyorum.
Çevremde gördüğüm bu EGO çatışmasının ortasında elimde kendi El bombamla seyrediyorum çevremi kimisi çekip pimi bekliyor patlamayı, kimisi birbirlerine atıyor, kimisi bırakmış bir köşeye ihtiyaç duyunca kullanmaya niyetli.
Teknoloji çağı ile kendini gösterebilmek kolaylaştı bilgi daha çabuk elde edilebilir ve insanlara daha kolay ulaşılabilir oldu işte biz buna dünyaların küçülmesi ismini verip küçük dünyanın büyüyen insanlarında EGOlarında tavan yapma süreci gözlemlemekteyiz
Tabi Hitlerin de dediği gibi "Yalan ne kadar büyük olursa kandırmak o kadar kolaylaşır" cümlesini uyarı mahiyetinde bu küçük dünyaların büyük insanlarına söylemeyi de ihmal etmiyoruz.
Dostlar Romalılar VATANDAŞLAR beni dinleyin;(Shakespear'ın Cesar isimli oyunundan alıntı)
Kusurlarımız olabilir bizi olgunlaştırıcak şey onları örtmektense farklarına varıp düzelte bildiğimiz kadar düzeltmeye çalışmaktır EGO bunun aksini söylüyor ola bilir evet EGO da kendine göre haklıdır.
İnsanların eksik yönleri bizi tiksindiriyor olabilir ve bunları kırıcı bir şekilde dile getirmekten kendimizi alamıyor olabiliriz böyle bir durumda kendimizi elimizden geldiğince karşımızdakinin yerine koymalıyız biliyorum EGO bu durumu inkar edicektir tabi EGOnun da kendince sebepleri vardır.
Arkadaşlarımıza bile arkamızı dönesimiz mi geliyor herşeyi tek başımıza gayet iyi mi yaptığımızı düşünüyoruz tüm dünya bizim için yaratılmış gibi mi geliyor evet böyle bir anda EGO kırmızı alarm vermiş durumdadır ve tüm kontrolu sizden almak üzeredir kendi çıkarlarınız uğruna önünüze geleni yakıp yıkıyorsunuzdur ve kendinizi durduramıyorsunuzdur böyle bir durumda artık sizin için çözüm bulunamaycak aşamaya gelmişsiniz demektir umarız çevrenizdekiler sizi EGO larından daha çok önemsiyorlardır Kİ bu günümüzce İMKANSIZ olmakla beraber kucak dolusu yalan arkadaşlıklarla geçen bir ömür e hoşgeldin diyebilirsiniz
(Yada biraz insaflı olup çıkar ilişkileri dolu bir hayat ta diyebiliriz)
Ben hayattan değişik öğütler çıkarttım bunlar benim bu EGOlar dünyasında kendimce ayakta durmamı ve gülüp geçmemi sağlayan şeyler kısaca açıklıyorum
Herkesi kendim gibi sanmamayı öğrendim (çok zor oldu)
İnsanların herşeyi yapabilceğini kabullendim(daha zor oldu)
Herkesten alınacak ve herkese verilebilecek birşeyler olduğunu keşfettim(diğerlerinden daha kolay oldu)
Empati kurmayı öğrendim ( Mesleki bir durumdan ötürü önce roman kişileri sonra oyun sonra da gerçek kişilerin yerine kendimi koymayı onlar gibi düşünüp onların nasıl tepki verebilceklerini tahmin etmeyi demek istiyorum)
Size de yukarıda ki şeyleri denemenizi ve EGO denilen El Bombasını bırakabilmeyi denemenizi şiddetle tavsiye ediyoruz bir sonra ki yazımıza kadar kucak dolusu mutluluklar sizi bulsun.
Saygılarımla
Yalın Kuleyin d.D.
(Serhan arkadaşımın isteği ile gün ve saat ekliyorum 09/02/2011 =23:05=
Farkındalık
Bazen yaptığın şeylerin gerçek olmadığının farkına varırsın bu kimi zaman o an kimi zamansa o andan çok uzak bir zamanda gerçekleşir ikisinde de tokatın şiddeti aynıdır aslında.
Unuttum demek bile unutmadığının kanıtıdır kimi zaman, mutluyum dediğinde mutsuzluğun dibinde olduğunu bilirsin bunlardan öte göz yaşların akarken içinden ne kadar güzel bir gün diye geçiriyorsan sıkıntın gittikçe büyüyor demektir.
Tamam kabul ediyorum mesleki defermasyon duyguları paketliyip paketliyip zamanı geldiğinde cepten yiyiyoruz kabul ediyorum.Ama benim bahsettiğim daha ciddi bir konu bir nevi değer yargılarını kaybetmek gibi içinin çürüdüğünü hissetmek gibi, mezar taşlarının arasında onlardan birine dönüşmüş alkolik bir adam gibi yas tuta tuta bir yasın içinde sıkışıp kalmış gibi.
Neden yürüdüğünü nereye yürüdüğünü biliyormuş gibi yapıp kendinden emin hareket ediyorsun aslında farkında bile değilsin hiç bir şey bilmiyorsun. ÇAT!
Arkadaşına dertlerinden bahsediyorsun ama işin komik tarafı onları ona bahsederken farkediyorsun ki aslında bunlar senin düşüncelerin senin söyleyeceğin şeyler bile değil.ÇAT!
Hiç bakmayacağın gözlere hiç söylemeyeceğin sözler ederken buluyorsun kendini ve kocaman bir yalanı yaşıyormuş gibi daha da acısı o yalana inanmış buluyorsun kendini. ÇAT!
Bu bilgisayar yakında kilitlenir açma ve kapama tuşu aynıdır yalnız kapatmak için uzunca basmak gerekir
Bende kendimi kapatmak için uzunca basma evresindeyim belki farkındalıklarımı resetlerim
Unuttum demek bile unutmadığının kanıtıdır kimi zaman, mutluyum dediğinde mutsuzluğun dibinde olduğunu bilirsin bunlardan öte göz yaşların akarken içinden ne kadar güzel bir gün diye geçiriyorsan sıkıntın gittikçe büyüyor demektir.
Tamam kabul ediyorum mesleki defermasyon duyguları paketliyip paketliyip zamanı geldiğinde cepten yiyiyoruz kabul ediyorum.Ama benim bahsettiğim daha ciddi bir konu bir nevi değer yargılarını kaybetmek gibi içinin çürüdüğünü hissetmek gibi, mezar taşlarının arasında onlardan birine dönüşmüş alkolik bir adam gibi yas tuta tuta bir yasın içinde sıkışıp kalmış gibi.
Neden yürüdüğünü nereye yürüdüğünü biliyormuş gibi yapıp kendinden emin hareket ediyorsun aslında farkında bile değilsin hiç bir şey bilmiyorsun. ÇAT!
Arkadaşına dertlerinden bahsediyorsun ama işin komik tarafı onları ona bahsederken farkediyorsun ki aslında bunlar senin düşüncelerin senin söyleyeceğin şeyler bile değil.ÇAT!
Hiç bakmayacağın gözlere hiç söylemeyeceğin sözler ederken buluyorsun kendini ve kocaman bir yalanı yaşıyormuş gibi daha da acısı o yalana inanmış buluyorsun kendini. ÇAT!
Bu bilgisayar yakında kilitlenir açma ve kapama tuşu aynıdır yalnız kapatmak için uzunca basmak gerekir
Bende kendimi kapatmak için uzunca basma evresindeyim belki farkındalıklarımı resetlerim
Saygılarımla
d.D. Yalın Kuleyin
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Başlangıç noktası
Ne Olmak istediğimi hiç sormadılar bana
Belki Narenciye Sıkıcağı olmak istiyordum
Belkide Göklerde süzülen bir Kartal
Bundan 500 yıl önce doğmak istiyordum belki
Bu yazdıklarımı klavye ile değil tüylü kalemi mürekkebine daldırıp yazmak istiyordum
Ne olmak istediğimi hiç sormadılar bana
Sadece Siyah ve Beyaz'ın Renk olduğu bir dünya da Mavi olmak istediğimi bir türlü anlatamadım
Nasıl yaşamamız gerektiğini biz daha dünyaya gelmeden belirleğen bir düzen olduğuna inanmak istemiyorum ama var
Bana sorarsanız hepiniz için daha farklı hayallerim var
Ne olmak istediğimi bana hiç sormadılar bende buna inat sıradan olmamak için elimden geleni yapıyorum
Sahne mabedimdir benim Şiir en uzun cümlem
Bana sorsalardı eğer Belki Narenciye sıkıcağı olmak isterdim
Belki Göklerde süzülen bir Kartal
Şimdilik kararsızım
İşte bu yüzden Başlangıç noktasındayım hep ilerleyip hep farklılaşsamda Kürkçü dükkanı yerine bu noktaya dönmekteyim şaşmaktayım
Saygılarımı Sunarım
Belki Narenciye Sıkıcağı olmak istiyordum
Belkide Göklerde süzülen bir Kartal
Bundan 500 yıl önce doğmak istiyordum belki
Bu yazdıklarımı klavye ile değil tüylü kalemi mürekkebine daldırıp yazmak istiyordum
Ne olmak istediğimi hiç sormadılar bana
Sadece Siyah ve Beyaz'ın Renk olduğu bir dünya da Mavi olmak istediğimi bir türlü anlatamadım
Nasıl yaşamamız gerektiğini biz daha dünyaya gelmeden belirleğen bir düzen olduğuna inanmak istemiyorum ama var
Bana sorarsanız hepiniz için daha farklı hayallerim var
Ne olmak istediğimi bana hiç sormadılar bende buna inat sıradan olmamak için elimden geleni yapıyorum
Sahne mabedimdir benim Şiir en uzun cümlem
Bana sorsalardı eğer Belki Narenciye sıkıcağı olmak isterdim
Belki Göklerde süzülen bir Kartal
Şimdilik kararsızım
İşte bu yüzden Başlangıç noktasındayım hep ilerleyip hep farklılaşsamda Kürkçü dükkanı yerine bu noktaya dönmekteyim şaşmaktayım
Saygılarımı Sunarım
