19.02.2011=11:10
Bu klişe soruya klişe olmayan bir cevabım olduğundan bu yazıyı yazma gereği duydum
uzun yollardan uzun yıllardan sonra hayatta en son kendim için YALNIZ kaldım.
tabiki isteyerek olan birşey değil hele benim gibi "sussuz yaşarım aşksız yaşayamam" diyen biri için gayet zor bir meziyet
İnsanın herşeyi öğrenmesi gerekiyor benim yalnızlığı öğrenmem 1 aydan fazla sürmezdi bana yettiğini hatta fazla geldiğini bile düşünürdüm ne yazıkki kendimi kandırıyormuşum
İçimde üst üste kazılmış toplu mezarlar inşa ediyormuşum mezarları teker teker ayırmaya ve özenle mezar taşlarını yapmaya başlayınca anladım yalnızlığımı hiç benimsememiş bir adam olduğumu.
Kısaca en son kendim için kendimi buluyorum peki ya siz ?
Saygılarımla
Yalın Kuleyin d.D.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Başlangıç noktası
Ne Olmak istediğimi hiç sormadılar bana
Belki Narenciye Sıkıcağı olmak istiyordum
Belkide Göklerde süzülen bir Kartal
Bundan 500 yıl önce doğmak istiyordum belki
Bu yazdıklarımı klavye ile değil tüylü kalemi mürekkebine daldırıp yazmak istiyordum
Ne olmak istediğimi hiç sormadılar bana
Sadece Siyah ve Beyaz'ın Renk olduğu bir dünya da Mavi olmak istediğimi bir türlü anlatamadım
Nasıl yaşamamız gerektiğini biz daha dünyaya gelmeden belirleğen bir düzen olduğuna inanmak istemiyorum ama var
Bana sorarsanız hepiniz için daha farklı hayallerim var
Ne olmak istediğimi bana hiç sormadılar bende buna inat sıradan olmamak için elimden geleni yapıyorum
Sahne mabedimdir benim Şiir en uzun cümlem
Bana sorsalardı eğer Belki Narenciye sıkıcağı olmak isterdim
Belki Göklerde süzülen bir Kartal
Şimdilik kararsızım
İşte bu yüzden Başlangıç noktasındayım hep ilerleyip hep farklılaşsamda Kürkçü dükkanı yerine bu noktaya dönmekteyim şaşmaktayım
Saygılarımı Sunarım
Belki Narenciye Sıkıcağı olmak istiyordum
Belkide Göklerde süzülen bir Kartal
Bundan 500 yıl önce doğmak istiyordum belki
Bu yazdıklarımı klavye ile değil tüylü kalemi mürekkebine daldırıp yazmak istiyordum
Ne olmak istediğimi hiç sormadılar bana
Sadece Siyah ve Beyaz'ın Renk olduğu bir dünya da Mavi olmak istediğimi bir türlü anlatamadım
Nasıl yaşamamız gerektiğini biz daha dünyaya gelmeden belirleğen bir düzen olduğuna inanmak istemiyorum ama var
Bana sorarsanız hepiniz için daha farklı hayallerim var
Ne olmak istediğimi bana hiç sormadılar bende buna inat sıradan olmamak için elimden geleni yapıyorum
Sahne mabedimdir benim Şiir en uzun cümlem
Bana sorsalardı eğer Belki Narenciye sıkıcağı olmak isterdim
Belki Göklerde süzülen bir Kartal
Şimdilik kararsızım
İşte bu yüzden Başlangıç noktasındayım hep ilerleyip hep farklılaşsamda Kürkçü dükkanı yerine bu noktaya dönmekteyim şaşmaktayım
Saygılarımı Sunarım
İsmim Zeynep
YanıtlaSilBu yazıya Ankara'dan katılıyorum :)
Bence içinde kalanlar mezar taşları değil,ölmemiş olanlar ve henüz öldüremediklerin. İçindekileri atmayı başarabilseydin zaten bu kadar acı çekmezdin. Kalbine saplanıp kalan cam kırıklarını temizlemen gerek sanırım.
Ve buları içinden atmadığın sürece de hayatın sana sunduğu güzellikleri göremezsin. Düşünsene,tıpkı gözlük camına çizdiğin 3 boyutlu halogramlı resimler gibi. Her hareke edişinde bir başka karaktere dönüşen aynı kişileri görüyorsun.
Benim gözlük camıma çizdiğim bir karakterim yok ama hep defterimin arasında sakladığım kurumuş bir çiçeğim var. Her sayfayı çevirişimde o kurumuş çiçek de hep o yeni sayfaların arasında beliriveriyor. Artık kokmuyor, eskisi gibi canlı değil ama hatırası var. Ama biliyorum ki bir gün kendiliğinden parçalanarak yok olup gidecek. Umarım o zamana kadar defterin sayfaları tükenmez.
Saygılarımla
Zeynep ÜNAL
Yorumun için çok teşekkür ediyorum yorumunu okurken farkettim ki aslında aynı şeyleri farklı şekillerde tasvir ediyoruz anlatmak istediklerimiz birbirleriyle uyuşuyorlar yazımı ve yorumunu arka arkaya okuyunca bu duyguya kapıldım
YanıtlaSilŞurda duran bardak mı? sorusunu
bardak gibi duruyor şu? şeklinde söylemek gibi olmuş
İkimizde yenilenmek gerektiğini ve buna geçmişten sıyrılarak gelinebiliceğini düşünüyoruz yanlışmıyım :?